şems etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şems etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2013 Perşembe

MESNEVİDE EDEP


Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim. Edebi olmayan kimse Hakk’ın lütfundan mahrumdur.

Edebi olmayan yalnız kendine kötülük etmiş olmaz. Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur.

Kederden, karanlıklardan (başına) her ne gelirse (bil ki) küstahlık ve pervâsızlıktandır.

Bu felek, edebinden dolayı nûra gark olmuştur; melekler de edepleri sebebiyle pâk ve masum olmuşlardır.

Güneşin tutulması, küstahlığı yüzündendir. Bir melek olan Şeytan da yine küstahlık yüzünden kapıdan sürülmüştür.

Şeytan, (Allah’a) “beni sen azdırdın” dedi; o alçak ifrit, kendi yaptığını gizledi.

Adem (a.s.) ise “nefsimize zulmettik” dedi; o bizim gibi Hakk’ın fiilinden gafil değildi;

Günah işlediği halde edebe riayet ederek (suçu) Allah’a isnat etmedi, Allah’ın halkettiğini gizledi. O suçu kendine atfettiğinden ihsana nâil oldu.

Hz. Adem, tövbe ettikten sonra Allah, “Ey Âdem! O suçu o mihnetleri, sende ben yaratmadım mı?

O benim takdirim, benim kazam değil miydi; özür getirirken niye onu gizledin?” dedi.

Adem (a.s.) “Korktum, edebi terk edemedim” deyince Allah, “İşte ben de onun için seni kayırdım” dedi.

Edebden, terbiyeden kaçanlar, erliğin yüz suyunu da dökerler, erlerin yüz suyunu da.

Ey Müslüman, edep nedir diye arar sorarsan bil ki; edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektir.

 
SEMAZEN

GÜNÜN AYETİ VE HADİSİ VE DUASI

O gün zalim kimse ellerini ısıracak: "Eyvah!" diyecek, "keşke Peygamberin yanında bir yol tutsaydım!""Eyvah!" diyecek, "keşke falancayı dost edinmeseydim.
                                                                                                             FURKAN SÛRESİ: 27-28


Ebû Hureyre (ra) demiştir ki: Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "Biriniz ayakkabılarını giyeceği zaman önce sağ ayakkabısını giysin, çıkaracağı zaman da önce sol ayakkabısını çıkarsın. Böylece sağ, ilk önce giyilen ve en son çıkarılan taraf olsun." [Buhari, Libas 39)

Kur'ân'ın üçte birine denk olan sûre Ebû Saîd el-Hudrî (ra) demiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem "Kul hüvallahu ehad" yani İhlâs Sûresi hakkında şöyle buyurdu: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bu sûre Kur'ân'ın üçte birine denktir." [Buhari, Fedâilu'l-Kur'ân 13]

İyiler gittiler, (onlardan geriye) güzel âdetler kaldı; kötülerden ise zulüm ve lânetler!
 Hz. Mevlâna Muhammed Celaleddin-i Rûmî (k.s.)

Yâ Rabbî!Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle.Yâ Rabbî! Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim!
O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azâb etme.
Yâ Rabbî! bizi ailemizi milletimizi insanlığı Hayr içinde gark et.
Zulüm altındaki mazlumların âh'larını kendi üzerine al ve zâlimlerin hakettiklerini ver Allah'ım.
Âmîn... Âmîn... Âmîn...

17 Aralık 2013 Salı

ŞEMS-İ TEBRİZİ SÖZLERİ




Hiç gereği yokken hayatına girer insanlar.
Hiç gereği yokken karşına çıkarlar.
Hiç gereği yokken gününü haftanı ayını belkide yıllarını alırlar.
Hiç gereği yokken gece-gündüz aklından geçen her düşünceye bulaşırlar.
Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederler.
Sonra hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderler.
Anladım ki meğer gerçek dost aşk Mevlâ imiş.
Ne beni unuttu ne de bıraktı.

"İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!.."

"Elalem şarap içer sarhoş olur, biz 'Aşk' ehliyiz! İçmeden sarhoş olmuşuz..."

"Derdini sade anlatan adam dertlidir. Güzel anlatan edebiyatçı, haliyle anlatan aşık, tebessümüyle örten âriftir!"

"Senin baktığına herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez."

"Olduğu 'kadar' olmadığı 'kader'."


"Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık, çok büyük görmekte korkaklıktır."

"Kadın, bilmeyene 'Nefs', bilene 'Nefes'tir…"

Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki ya yaşat ya da öldür; Ama asla yaralı bırakma!

"Söylediğim şeylerin hepsinden vazgeçtim, pişman oldum.. Çünkü sözde mâna, mânada söz kalmadı."

"Gelişim davetsizdi, gidişim de elvedâsız olsun istedim."

"Senin baktığına herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez."


Ey insan!
Kaf dağı kadar yüksekte olsanda; kefene sığacak kadar küçüksün.
Unutma! Herşeyin bir hesabı var;
Üzdüğün kadar üzülürsün.


"Başkalarına baktığın gözle, Leylâ'yı nasıl görebilirsin? Onu göz yaşlarınla tertemiz yıkamadıkça!"

"Kainattaki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O (c.c) camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, O’nu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır."

"Ey aşk! Seni senelerce yaban ellerde, hoyrat dillerde aradım. Oysa bende imişsin bilememişim. Oyalanmışım, kalakalmışım."

"Şu dünya bir dağ gibidir. Ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır."

"Aşık odur ki, Allah'tan aldığı aşk emanetini Allah'a verir. Aşk mezhebinde her şey yüce Aşk'a kurbandır."
http://www.semsitebrizi.net/2013/06/sems-i-tebrizi-sozleri.html